Business consulting in Turkey 2026 expert interview with financial consultant Gunes Izbul

Türkiye’de İş Kurmak 2026: Güneş İzbul ile Vergi, İşçilik ve Teşvikler

Türkiye’de İş Kurmak 2026: Güneş İzbul ile Vergi, İşçilik ve Teşvikler Üzerine Gerçek Bir Sohbet

Türkiye’ye yatırım yapmak isteyen yabancı şirketlerle çalışırken aynı çelişkiyi sık görüyorum. Pazar büyük, sanayi tabanı güçlü, Avrupa’ya ve çevre pazarlara erişim avantajlı. Fakat şirket kuruluşu, vergi, bordro, banka ve teşvik konuları masaya geldiğinde karar vericilerin önündeki tablo bir anda bulanıklaşıyor.

Bu nedenle bu yazıyı klasik bir “Türkiye’de şirket nasıl kurulur?” rehberi olarak hazırlamadım. İzmir’de uzun yıllardır mali müşavirlik ve finansal danışmanlık yapan Güneş İzbul ile oturup yabancı bir yatırımcının ilk günden karşılaşacağı gerçek mali ve operasyonel konuları konuştuk.

Güneş’i seçmemin nedeni yalnızca mevzuatı bilmesi değil. Türkiye’de şirketlerin günlük operasyonunda neyin kâğıt üzerinde doğru göründüğünü, neyin sahada gerçekten çalıştığını ve hangi hataların sonradan pahalıya mal olduğunu çok uzun süredir gözlemliyor.

Röportajın omurgasını aynen korudum. Ancak Eylül 2026 itibarıyla değişen rakamları ve mevzuatı ayrıca güncelledim. Böylece aşağıdaki doğrudan soru-cevap bölümleri röportajın kişisel karakterini taşırken, sonradan eklediğim bölümler güncel resmî kaynaklarla destekleniyor.

Türkiye’de pazara girişin yalnızca şirket kuruluşundan ibaret olmadığını düşünüyorsanız, ilgili hizmet sayfamı da inceleyebilirsiniz: Uluslararası Pazara Giriş Danışmanlığı.

“Türkiye iş dostu bir ülke” demek tek başına ne kadar doğru?

Mauro Benigno: Güneş, doğrudan konuya girelim. Türkiye sıklıkla “business-friendly” bir ülke olarak tanımlanıyor ama bürokrasi birçok yabancı yatırımcıyı korkutuyor. Bugün yabancı ortaklı bir Limited Şirket açıldığında ilk vergi gerçeği nedir?

Güneş İzbul: İş dostu tanımı bence yanlış değil, fakat ancak yapı doğru kurulursa. Doğaçlama ilerlerseniz sistem sizi zorlar. Yabancı sermayeli şirketlerin çoğu açısından ilk aydan itibaren kurumlar vergisi, KDV ve stopaj mantığını birlikte anlamak gerekir.

Güneş İzbul: Kurumlar vergisinde genel oran %25. İhracat yapan şirketlerde ise ihracattan elde edilen kazanç için indirimli oran mekanizması var. Bu nedenle ihracat odaklı bir modelde vergi hesabını yalnızca şirketin toplam cirosuna bakarak yapmak doğru değil; hangi kazancın hangi faaliyetten doğduğu önem kazanıyor.

Güneş İzbul: KDV tarafında standart oran %20. Burada yabancı yatırımcının anlaması gereken şey KDV’nin yalnızca “ödenecek vergi” olmadığı. Alınan ve ödenen KDV’nin dengesi, faturalama zamanlaması ve tahsilat döngüsü doğrudan nakit akışına etki ediyor.

Güneş İzbul: Stopaj ise birçok yabancı şirketin başlangıçta gözden kaçırdığı başlıklardan biri. Bazı kira, serbest meslek veya diğer ödeme türlerinde şirket verginin tahsil mekanizmasının bir parçası oluyor. Bu yükümlülükleri likidite planına koymazsanız, kârlı görünen bir modelde bile kısa vadeli nakit açığı yaşayabilirsiniz.

Benim burada yabancı şirketlere yaptığım uyarı basit: “Türkiye’de vergi oranı kaç?” sorusu tek başına yanlış sorudur. Doğru model kurumlar vergisini, KDV’yi, stopajı, bordroyu, ithalat-ihracat akışını ve kâr dağıtımını aynı nakit akışı tablosunda görmelidir.

2026’da gerçek çalışan maliyeti: net maaşa bakmak neden yanıltıcı?

Mauro Benigno: İş gücü maliyeti Türkiye’nin yabancı şirketler için önemli avantajlarından biri olarak görülüyor. Fakat internetteki birçok hesaplama gerçeği tam yansıtmıyor. Bir CEO 2026 bütçesini nasıl kurmalı?

Güneş İzbul: En büyük hata net maaş üzerinden pazarlık yapıp bütçeyi de net maaş üzerinden kurmak. İşverenin bakması gereken sayı toplam işveren maliyeti. SGK, işsizlik sigortası ve diğer bordro unsurları eklendiğinde şirketin kasasından çıkan tutar doğal olarak daha yüksek.

Güneş İzbul: Üretim şirketlerinde bu maliyet doğrudan operasyonel giderdir. Teknoloji, yazılım ve Ar-Ge tarafında ise teşvikler nedeniyle denklem değişebilir. Bu nedenle aynı brüt maaşa sahip iki çalışan, şirketin bulunduğu yapı ve yürüttüğü proje nedeniyle işverene aynı maliyeti yaratmayabilir.

Eylül 2026 güncellemesi: artık tahmin değil, resmî rakam var

Röportajın ilk versiyonunda 2026 asgari ücreti henüz ileriye dönük bir tahmin gibi ele alınıyordu. Bugün artık resmî rakamları biliyoruz.

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na göre 1 Ocak–31 Aralık 2026 döneminde brüt asgari ücret 33.030 TL, net asgari ücret ise 28.075,50 TL. Aynı resmî hesaplamada işverene aylık toplam maliyet, 5 puan SGK prim indiriminin uygulandığı imalat sektöründe 39.223,13 TL; 2 puan indirimin uygulandığı diğer sektörlerde 40.214,03 TL. Prim indirimi olmadan maliyet 40.874,63 TL seviyesine çıkıyor.

Bu rakamlar yalnızca asgari ücret içindir. Nitelikli mühendis, ihracat satış yöneticisi, yazılımcı veya üst düzey yönetici bütçesinde piyasa maaşı, yan haklar, işe alım süresi, ekipman, özel sağlık sigortası, yemek/ulaşım ve çalışan devri gibi kalemler ayrıca hesaplanmalıdır.

Resmî kaynak: T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı – 2026 Asgari Ücret ve İşverene Maliyeti

Technopark gerçekten bu kadar büyük fark yaratıyor mu?

Mauro Benigno: Teknoloji şirketleri açısından en ilginç başlıklardan biri Technopark. “Ar-Ge şirketi daha düşük maliyetle ekip kurabiliyor” deniyor. Bu pratikte nasıl çalışıyor?

Güneş İzbul: Şirket bir Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde faaliyet gösteriyor ve çalışanlar uygun Ar-Ge, tasarım veya destek personeli kapsamına giriyorsa önemli teşvikler devreye girebilir. İşveren SGK payında destek, personel ücretlerinde vergi avantajları ve uygun yazılım/Ar-Ge gelirlerinde kurumlar vergisi ile KDV açısından ciddi istisnalar söz konusu olabilir.

Mauro Benigno: Yani şirket aynı bütçeyle daha iyi yetenek çekebilir veya toplam burn rate’i düşürebilir?

Güneş İzbul: Evet. Doğru proje ve doğru yapı varsa maliyet farkı çok anlamlı olabilir. Fakat buradaki kritik kelime “doğru”. Bir ofisi Technopark adresine taşımak tek başına yeterli değil. Projenin kabulü, faaliyetin niteliği ve personelin gerçekten teşvik kapsamına girmesi gerekiyor.

Bu ayrım önemli. Türkiye’de teşvikleri bir “indirim kuponu” gibi görmek yerine, iş modeline bağlı bir yapı olarak değerlendirmek gerekir. Teşviki alamadığınız senaryoda şirket hâlâ ekonomik olarak çalışmıyorsa, yatırım kararı zaten zayıftır.

2026 itibarıyla Technopark teşviklerinin güncel çerçevesi

Türkiye Yatırım Ofisi’nin güncel yatırım rehberine göre Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde yazılım geliştirme, Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerinden elde edilen uygun kazançlar 31 Aralık 2028’e kadar gelir/kurumlar vergisi istisnasından yararlanabiliyor. Bölgede üretilen belirli uygulama yazılımlarında KDV istisnası bulunuyor; Ar-Ge, tasarım ve destek personeli için gelir vergisi stopaj avantajları ve işveren SGK payının %50’sine kadar destek de mevcut.

Resmî kaynak: Invest in Türkiye – Technology Development Zones

Enflasyon muhasebesi konusunda 2026’da önemli bir değişiklik var

Mauro Benigno: Röportajı yaptığımız dönemde enflasyon muhasebesi şirketlerin finansal raporlamasında en çok konuşulan konulardan biriydi. Bu mekanizma işletme açısından neden önemliydi?

Güneş İzbul: Yüksek enflasyon dönemlerinde nominal rakamlar işletmenin gerçek performansını bozabilir. Bir şirket yalnızca para birimindeki değer kaybı nedeniyle kâğıt üzerinde çok daha kârlı görünebilir. Enflasyon düzeltmesinin amacı mali tabloları satın alma gücü değişimine göre daha anlamlı hale getirmekti. Özellikle stok, makine ve diğer parasal olmayan varlıklarda doğru muhasebe yaklaşımı kritik hale gelir.

Güneş İzbul: Bu yüzden şirketin muhasebecisinin yalnızca kayıt girişi yapması yetmez. Mevzuat değişimini takip eden ve bilanço etkisini anlayan bir mali müşavir gerekir.

Mauro’nun Eylül 2026 notu: burada eski bilgiyi kullanmamak gerekiyor

Bu başlıkta 2026 itibarıyla önemli bir mevzuat değişikliği var. 25 Aralık 2025’te yayımlanan 7571 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu’na eklenen Geçici Madde 37, 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde mali tabloların genel olarak enflasyon düzeltmesine tabi tutulmamasını öngörüyor. Kanunda belirli mükellef grupları için istisnalar bulunuyor.

Bu nedenle bir yatırımcı 2024 veya 2025 başındaki bir makaleyi okuyup “Türkiye’de her dönem enflasyon muhasebesi uygulanıyor” varsayımıyla 2026 finansal model kurmamalı. Mevzuatın işlem tarihinde mali müşavir tarafından yeniden kontrol edilmesi gerekiyor.

Resmî kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı – Geçici Madde 37 ve 2026 enflasyon düzeltmesi düzenlemesi

Yabancı şirketler Türkiye’de en çok nerede hata yapıyor?

Mauro Benigno: Güneş, uzun yıllardır şirketlerle çalışıyorsun. Başarısız veya gereksiz yere zorlaşan projelerde tekrar eden bir desen görüyor musun?

Güneş İzbul: Genellikle üç konu tekrar ediyor. Birincisi yetersiz sermaye. Şirketi hukuken mümkün olan en düşük sermayeyle kurmak ilk gün ucuz görünebilir fakat daha sonra banka, çalışma izni, finansman veya büyüme ihtiyacı çıktığında şirketi gereksiz yere sıkıştırabilir.

Güneş İzbul: İkincisi “en ucuz mali müşavir” yaklaşımı. Türkiye’de mali müşavir yalnızca bir muhasebe veri giriş personeli değildir; beyannameler, bordro, SGK, vergi takvimi ve şirketin birçok resmî yükümlülüğü onun sistemi üzerinden yürür. Burada yapılan hata çok hızlı biçimde ceza veya gecikmeye dönüşebilir.

Güneş İzbul: Üçüncüsü bankacılık. Yabancı ortaklı şirketlerde banka hesabı açılışını internette bulunan standart belge listesi kadar basit varsaymak riskli. Bankaların iç uyum prosedürleri, ortaklık yapısı, gerçek faydalanıcı, adres, faaliyet konusu ve yöneticilerin statüsü süreci etkileyebilir.

Ben de sahada özellikle bu üç noktayı görüyorum. Şirket kuruluşunu “birkaç evrak ve ticaret sicili” olarak ele alan yatırımcı, asıl operasyon kuruluş sonrasında başladığında hazırlıksız yakalanıyor. Banka hesabı, muhasebe sistemi, imza yetkisi, e-fatura/e-belge süreçleri, sözleşmeler ve ilk çalışanlar aynı proje planının parçaları olmalı.

Türkiye’de şirket kurma prosedürü 2026’da gerçekte nasıl işliyor?

Burada röportajın dışına çıkıp güncel resmî çerçeveyi eklemek istiyorum. Türkiye Yatırım Ofisi’nin yatırım rehberi, yabancı yatırımcıların şirket kuruluşunda yerli yatırımcılarla aynı hak ve yükümlülüklere sahip olduğunu açıkça belirtiyor. Yabancı ortaklar Limited Şirket veya Anonim Şirket dahil Türk Ticaret Kanunu’ndaki şirket türlerini kurabiliyor.

Kuruluş sürecinin merkezi MERSİS. Ana sözleşme elektronik sistem üzerinden hazırlanıyor ve tescil Ticaret Sicili Müdürlüğünde yürütülüyor. Yatırım Ofisi, eksiksiz dosyada kuruluş işleminin aynı gün tamamlanabileceğini belirtiyor.

Yabancı gerçek kişi ortaklarda pasaport, vergi kimlik numarası ve gerektiğinde ikamet belgesi; yabancı tüzel kişi ortaklarda faaliyet belgesi, yetkili organ kararları ve vekâlet gibi belgeler gerekiyor. Türkiye dışında düzenlenen belgelerin çoğu için noter/apostil veya Türk konsolosluğu tasdiki ve ardından Türkçe tercüme/noter işlemi gerekiyor.

Limited şirketlerde sermayenin %25’ini kuruluş öncesi bankaya yatırma zorunluluğu bulunmuyor; taahhüt edilen sermaye kuruluşu takip eden 24 ay içinde ödenebiliyor. Anonim şirketlerde ise sermaye ödeme mekanizması farklı. Yabancı sermayeli şirketler için bazı yatırım bilgi bildirimleri E-TUYS üzerinden elektronik olarak yürütülüyor.

Resmî kaynak: Invest in Türkiye – Establishing a Business

2026 vergi tablosu: röportajdaki oranları güncel kaynakla doğruladım

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 2026 kurumlar vergisi rehberine göre genel kurumlar vergisi oranı %25. Finansal kurumlar için oran %30. İhracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarda kurumlar vergisi 5 puan indirimli uygulanabiliyor; bu da ilgili ihracat kazancı açısından %20 oranına karşılık geliyor.

Burada özellikle “şirket ihracat yapıyor, o halde tüm kârı %20 vergilenir” şeklindeki basitleştirmenin yanlış olduğunu vurgulamak gerekir. İndirim ihracattan doğan kazanca uygulanıyor ve matrahın faaliyet bazında doğru ayrıştırılması gerekiyor.

Resmî kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı – 2026 Kurumlar Vergisi Oranları

Bir CEO’ya tek bir tavsiye verecek olsak?

Mauro Benigno: Son olarak, bugün Türkiye’ye bakmakta olan yabancı bir CEO’ya tek bir mesaj vermen gerekse ne söylerdin?

Güneş İzbul: Sistemden korkmayın; sisteme saygı gösterin. Türkiye’de nitelikli iş gücü, Avrupa ve Asya’ya güçlü lojistik bağlantılar, Technopark ve serbest bölge gibi önemli araçlar var. Fakat bunları uzaktan kumandayla yönetemezsiniz. Yapıyı ilk günden doğru kurmanız, teşvikleri gerçekten uygun olduğunuz yerde kullanmanız ve yerel uygulamayı yakından yönetmeniz gerekir.

Bu cümle benim Türkiye’de uzun yıllardır yaptığım işin de özeti. Türkiye’de fırsat bulmak zor değil; zor olan, fırsatı sürdürülebilir bir iş modeline çevirmek. Benim yaklaşımım bu nedenle önce şirket kurmak değil, önce ticari modeli doğrulamak; ardından vergi, ekip, tedarik, satış ve lokasyon yapısını buna göre kurmak.

Üretim veya tedarik odaklı bir giriş planlıyorsanız Göktürk Altınbaş ile Türkiye’de üretim ortağı röportajını; ihracat modeli üzerinde çalışıyorsanız İthalat-İhracat Danışmanlığı sayfasını; serbest bölge alternatifi değerlendiriyorsanız da ESBAŞ Ege Serbest Bölgesi röportajını okuyabilirsiniz.

Mauro’nun uygulama çerçevesi: şirketi kurmadan önce hangi sırayla ilerlerim?

Bir yabancı şirket bana “Türkiye’de şirket açmak istiyoruz” dediğinde ilk toplantıda noter veya ticaret sicili evrakı konuşmam. Önce şirketin neden Türkiye’de bir tüzel kişiliğe ihtiyaç duyduğunu netleştiririm.

Müşteri yerel fatura mı istiyor? Stok tutmak gerekiyor mu? Yerel çalışan alınacak mı? Servis veya garanti organizasyonu kurulacak mı? İthalatçı sıfatı gerekli mi? Türkiye’den ihracat mı yapılacak? Yerel şirket olmadan distribütör veya pilot satış modeliyle pazarı test etmek mümkün mü?

Bu soruların cevabı “evet, yerel şirket gerçekten gerekli” noktasına gelirse ikinci aşamada Ltd. Şti., A.Ş., şube veya irtibat bürosu gibi yapılar; ortaklık, yönetim, sermaye, vergi, çalışma izinleri ve bankacılık açısından karşılaştırılır. Üçüncü aşamada kuruluş takvimi ve ilk 90 günlük operasyon planı hazırlanır.

Bu sıra bana göre önemlidir çünkü şirket kurmak Türkiye’ye giriş stratejisinin başlangıcı değil, doğrulanmış bir iş modelinin hukuki ve operasyonel sonucu olmalıdır.

Türkiye’de İş Kurmak 2026 – Sık Sorulan Sorular

Yabancı bir kişi Türkiye’de %100 kendisine ait şirket kurabilir mi?

Evet. Türkiye’nin doğrudan yabancı yatırım rejimi genel olarak eşit muamele ilkesine dayanır ve yabancı yatırımcılar, özel düzenlemeye tabi bazı sektörler dışında, yerli yatırımcılarla aynı şirket türlerini kurabilir.

2026’da genel kurumlar vergisi oranı nedir?

Genel kurumlar vergisi oranı %25’tir. Finansal kurumlar için farklı oran uygulanır. İhracattan elde edilen uygun kazançlarda 5 puanlık indirim mekanizması bulunur; uygulamanın şirketin gerçek faaliyet ve matrahına göre mali müşavir tarafından hesaplanması gerekir.

2026 net asgari ücret ve işveren maliyeti ne kadar?

Net asgari ücret 28.075,50 TL, brüt ücret 33.030 TL’dir. Çalışma Bakanlığı’nın resmî hesabında işveren maliyeti sektöre ve SGK indirimine göre yaklaşık 39.223–40.875 TL aralığındadır.

Technopark’a giren her şirket %0 vergi mi öder?

Hayır. İstisnalar şirket adresine değil, uygun yazılım, Ar-Ge veya tasarım faaliyetlerine, kabul edilen projelere ve ilgili personel statüsüne bağlıdır. Faaliyet dışı gelirler ve uygun olmayan işlemler genel vergilemeye tabi olabilir.

2026’da enflasyon muhasebesi uygulanıyor mu?

7571 sayılı Kanunla getirilen Geçici Madde 37 uyarınca, belirli istisnalar dışında, 2025–2027 hesap dönemlerinde mali tablolar enflasyon düzeltmesine tabi tutulmuyor. Şirketin özel durumu ve istisnalar yatırım tarihinde mali müşavir tarafından kontrol edilmelidir.

Türkiye’de şirket kurmak için önce oturma izni gerekir mi?

Şirket ortaklığı ile ikamet/çalışma hakkı aynı konu değildir. Yabancı yatırımcı şirket ortağı olabilir; ancak Türkiye’de fiilen çalışmak veya ikamet etmek için ayrı göç ve çalışma izni kuralları devreye girer. Bankaların hesap açılışındaki iç uyum şartları da mevzuattaki şirket kuruluş şartlarından farklı olabilir.

Son not: Bu yazı iş ve yatırım planlaması amacıyla hazırlanmıştır; vergi veya hukuk görüşü yerine geçmez. Türkiye’de iş kurmak 2026 yılında hızlı yapılabilen bir işlem olsa da, doğru şirket yapısı ve vergi modeli her yatırımcının faaliyet türüne göre ayrıca değerlendirilmelidir.